HIGH ON LIFE : RICK AND MORTY PRODUCTIONS !!!
Herkese merhabalar arkadaşlar! Bugün uzun bir zaman sonra High on Life oyunuyla karşınızdayım. Hazırsanız Rick and Morty evreninde geçermiş gibi karşımıza çıkan, geçen senenin en iyi oyunlarından olan bu oyuna dalalım, irdeleyelim.
High on Life (2022)
Bu oyunu neden başlıkta "Rick and Morty Productions" diye belirtme isteği duyduğumu bilmeyenler varsa açıklayayım; bu oyun Rick and Morty'nin yapımcısı tarafından yapıldı arkadaşlar. Hatta evreninde geçermiş gibi diye tasvir etmemin sebebi de yapımcısından dolayı buram buram Rick and Morty ezgileri barındırması. Kastettiğim kullandıkları renk paletleri olsun, içeriğindeki karakterler olsun, mizahı olsun, seslendirmen kadrosu olsun, hikayesi olsun sanki Rick and Morty evreninden kopartılmış gibi. Okuduğunuz her diyalog buram buram "Ben Rick and Morty'den çıktım." diyor.
Buradan girdiysem buradan devam edeyim; oyunun mizahına tek kelimeyle bayıldım. Zaten Rick and Morty'ye bayılan bir insan olarak bu mizah bana kesinlikle işliyor ve eğlendiriyor. Oyunların çoğunda, Marvel filmlerinde de mağduru olduğumuz gereksiz fazla espri kullanılıyor. Bunu yapmıyorlarsa da yaptıkları esprilerin çok da kahkahalara boğmadığından hemfikirizdir diye düşünüyorum. Beni bundan önce en çok gülümseten oyun "the Messenger"dı (High on Life'ın aksine hem komedisiyle hem de oynanışıyla kendini ön plana atan oyunlardan. Net önerimdir.). Ondan önce de Undertale'in mizahına bayılmıştım (bu şaheserden başka bir yazıda bahsedeceğim). Bu oyunlar dışında komedisiyle beni mest eden çok oyun ya oynamadım ya bana yansıtamadı ya da şu anda hatırlamıyorum. Ama sözde komik yazılmış, komik olması gereken metinlerin suratımda tek bir mimik kasımı oynatmadığını da belirtmek isterim. Yanlış anlaşılma olmasın, günlük hayatta öyle somurta somurta dolaşan birisi de değilim. Uzattım biliyorum fakat şunu demeye çalışıyorum; en az ben kadar oyun dünyasının da böyle mizahı güçlü bir oyuna ihtiyacı varmış. Tekrar söylüyorum; ben Rick and Morty'ye bayılan birisi olarak bu evrende oynamaktan aşırı keyif aldım. Adamlar Boyutlar Arası TV'yi bile oyuna koymuşlar. Tabii ki öyle aşırı çeşitli programlar yok fakat oyun içindeki TVlere baktığınızda tam da o bölümlerdeki TV programlarıyla karşılaşıyorsunuz. Bunu görünce çok şaşırmıştım o yüzden burada da o zamanki heyecanımı paylaşayım istedim.
Rick and Morty'den çok gidiyorum, biliyorum. Çünkü evrendeki her şey nerdeyse diziden alınmış gibi duruyor. Ama biliyorum ki bundan hoşnut olmayanlar olacaktır çünkü oyundaki konuşan silahlarımız bazen fazla konuşabiliyor. Hatta oyundaki diyalog sayısı aşırı fazla. Ummadığınız karakterlerden ummadığınız diyalog uzunluğunu alabiliyorsunuz ki bu bilerek yapılmış. Oradaki mizahı kaparsanız o zaman sizin için çok eğlenceli bir vakit olacaktır fakat pek sevmezseniz zulüm gibi gelebilir. Dediğim gibi bazen karakterler susmadan uzun uzun konuşuyorlar. Ha, bu diyalogların hepsi absürt ve komikler, o yüzden akıp gidiyor. Bir de oyundaki silahlar iyi konuşuyorlar, eğer karakterlerle konuşmanız bittiğinde "oh be sonunda sessizlik" diyip rahatlayacağınızı zannediyorsanız iki saniye sonra Kenny'nin sesi sizi güzel dövüyor. Fakat bu kulak tırmalayıcı gelmedi bana. Aksine ben çok da keyif aldım.
Oyun boyunca karakterler baya güzel göndermeler de yapıyorlar. Daha oyunun en başında bulunduğunuz odanızda bile oyunların ve filmlerin absürtleşmiş posterlerini görebiliyorsunuz fakat bu daha başlangıç. Oyunun nerdeyse her yerinde kült filmlere, dizilere, oyunlara göndermeleri var. Hatta karakterler konuşurken gönderme yaptıklarını bilerek, direkt gönderme yaptığı eserin adını söyleyerek "evet. Az önceki buna göndermeydi" diyor. Bu göndermeler yine çok hoşuma giden detaylar birisiydi ki burada yer vermek istedim. Yani, her oyunda göndermelerini açık eden karakterlerle oynamıyoruz.
E, gönderme diyorum, açık etmek diyorum. Evet, nerdeyse bütün karakterler 4.duvarı delen diyaloglara sahip. Hatta ve hatta oyundaki ana menü ekranı, eşya açıklamaları bile 4.duvarı deliyor. Adamlar o kadar ilgi çekici ve komik yapmışlar ki kendimi eşya açıklamalarını didik didik ederken buldum. Eşya satın aldığımız mağazaya satın alınmayan bir sürü goy goyuna malzeme koymuşlar ve yarısı başka oyuna gönderme, yarısı ise sadece oyuncuyla billur geçmeye konulmuş. Çok hoşuma gitti, söylememe gerek var mı bilmiyorum.
Çok güzel geldik, iyi hoş geldik. Fakat fark ettiyseniz halen oyunun mizahını övüyorum. Çünkü arkadaşlar, üzülerek söylemem gerekiyor ki oyunun oynanışı oyun ilerledikçe çeşitlenmiyor, aksine sıkıcılaşıyor. Oyun aksiyon olarak Doom ekolünü benimsemiş fakat bu tarz oyunların aksine silahlar yeterince çeşitli değil. Oyunun orta-son arası bir bölümünde bir silah ediniyoruz ki bu silah sadece oyunun Metroidvania yapısını beslemek için oyuna getirilmiş. Olay hasar vermemesi falan filan değil, diğerleri kadar eğlenceli ve efektif olmaması. O yüzden benim kendimce iddiamdır; oyuncuların nerdeyse hepsi o silahı, dediğim metroidvania kısımları dışında kullanmamışlardır. Zaten o silahı çıkartmasak bile oyunda toplam 4 tane silah var.
Oyuna kalkıp da (ki her silahın kendine özgü kişiliğinin olduğu bu oyun için) daha fazla silah yap demiyorum fakat keşke en azından olan silahları kendi içinde çeşitlendirseydiniz. Oyunda çeşitlendirmek için bir iki şey var fakat yetmez abi. Düşman çeşidi zaten oyunda toplasan 4 bilemedin 5 tane vardır. O yüzden kombat kısmında maalesef ortalama kalıyor. Ha, eğlendirmiyor mu, eğlendiriyor tabii ki. Düşmanları bıçakla kesmek ve küçük canavarlara headshot atmak tatminkar hissettiriyor. Onun dışında da savaşmak da yine oyunun orta-sonlarına doğru keyifle devam ediyor. Düşmanları sektire sektire vuruyorsunuz falan ki bu da hoş sayılabilir. Ama keşke diyorum, keşke şu silahları geliştirebilseydik. Oyunun nerdeyse hiç zor olmadığını da buraya not edeyim. Hiçbir bossta takılmadım hatta öldüysem toplamda bir iki kere ölmüşümdür.
Oynanış namına başka neler var diye soracak olursanız, Metroidvania'msı bir oynanış sunduğunu söyleyebilirim. Yani daha önce gidemediğin yerlere daha sonra bir yetenek edinip gidebiliyor hale geliyorsun. Fakat Metroidvaniamsı dediğim olay genelde bu tarz oyunlarda oyun çok çizgiselmiş gibi ilerlemez. Yolları biraz da senin çıkartman gerekir ya. Burada tam olarak öyle değil çünkü bir yere erişemediğinde bil ki oraya sen gerekli yeteneği edinip gelecek olsan bile oyun zaten kendi seni oraya götürecek. Bu da Metroidvania oyunların en iyi yaptığı şeyi yani keşfi biraz öldürüyor. Ama keşfi başka bir şekilde yakalamaya çalışmışlar. Oyunun bazı yerlerinde sandığımsı yaratıklar çıkıyor ve bunları bıçakla keserek hem silahlarınızı geliştirecek malzemeler (ekstra mermi, ekstra özel mermi gibi) hem de belli miktarda para çıkartabiliyorsunuz. Bunlar bazen kesinlikle göreceğiniz yerlerde bulunuyor, genelde de gizlenmiş yerlerde bulunuyor. Bunları bulması çok tatlı çünkü biliyorsunuz ki bu sandıklara denk geldiğinizde illaki bir şeyle ödüllendirileceksiniz.
Bu arada elimize gelen para da, ekstra silah geliştirmeleri de çok bir işe yaramıyor yani aslında biraz illüzyonu var oyunun. Aslında evet, nispeten değen ödüller bunlar fakat oyuna baktığında öyle aşırı değiştirmiyor oyununuzu. Oyundaki mağazadan aldıklarınız da işte "bi tık daha canın fazla olsun, bi tane fazla mermili ol, biraz daha yükseğe uç" gibi pasif şeyler. Böyle düşününce neden toplayayım ki diyorsunuz ama yine de gizlenmiş sandıkları bulmak beni çok eğlendirmişti. Sırf hepsini bulayım tatmin olayım diye oyundaki nerdeyse her sandığı kırmış olabilirim.
Oynanışı toparlayacak olursak, Metroidvania oyunların keşfetmeye dayalı ilerlediğin formülünü değiştirip bu ögeleri hazine avına yormuşlar. Bence hazine avı olduğu gibi kalsaymış, ama Metroidvania formülünü biraz daha komplike yapsalarmış daha keşif hissi yüksek bir oyun olurmuş. Ha bu arada oyunda dediğim Metroidvania formülüne dayalı platform ögeleri de bulunmakta. Tempoyu güzel ayarlayan şeyler oldukları için kötü bulmadığım detaylar oldular.
Genel olarak toparlayacak olursak, oyunu çokça beğendim. Oynanış kısmında bir tık daha iyi olsa net bir başyapıt olabilecek kalitede bir oyunmuş. Ama sağlık olsun. Mizahı bana çok işlediği için oynanışı göz ardı edip oynadım ve çok eğlendim. Mizahı 9'luk bir oyun. O yüzden sırf mizahı için bir göz atmanızı tavsiye ederim. Başka bir yazıda görüşmek üzere!










Yorumlar
Yorum Gönder